GEZİYORUM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GEZİYORUM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2012 Pazartesi

Adatepe Köyü


Adatepe köyü yüksek duvarların ardına gizlenmeye çalışan taş evleri ve serin gölgeli sokaklarıyla Kazdağlarının eteklerinde geçmişten kalma bir fotoğraf gibidir. Koruma altına alındıktan sonra eski ihtişamlı günlerine geri dönme savaşı vermektedir. İki yaşlı çınarın hükmettiği köy meydanı köyün gerçek kalbidir. Okula giden çocuklar, pazara inen köylüler, zeytin toplamaya giden kadınlar, köyün ziyaretçileri burada soluklanmadan geçemezler.

Köy mezarlığının binbir yeşilli selvilerini ardınızda bırakıp Zeus'un ilk görüşte Afrodit'e aşık olduğu ve tarihi Troya savaşlarını izlediği Zeus Sunağının bulunduğu tepeye çıktığınızda önünüze bakmaya doyulmayan bir manzara çıkıverir; kıyısındaki köylerden dört mevsim dumanlar yükselen Edremit körfezi, Ayvalık civarındaki adalar ve bütün baştan çıkarıcılığıyla Midilli. Dağlardan gelen yaban mersinlerinin, keçiboynuzlarının, taze limon kekiklerinin ve adaçayının kokusu Ege’den gelen meltemle harmanlanır.

Buradan bakıldığında zeytinlikler uçsuz bucaksızmış gibi gelir insana.Gerçekten de son yıllarda her ne kadar tatil evleri yapmak için kooperatifler tarafından barbarca yağmalansa da dünyanın belki de en eski zeytinlikleri en doğal haliyle hala bu bölgededir. Zeytin ağaçları kıymetini yeterince takdir etmeyen insanoğluna o basit fakat kutsal meyvesini binlerce yıldan beri sunmaktan geri durmaz.

5 Mart 2011 Cumartesi

Mis Kokulu Ada; Cunda Adası

Ayvalık’ı açık denizlere karşı bir kalkan gibi korur Cunda adası; yüksek tepelere çıktıkça muhteşem deniz manzarası ve çevre adalar ve koyların eşsiz manzarası karşısında büyülenmemek elde değil.

Ayvalık Cunda adası bir yaşam biçimi, bir öze dönüş ve huzur  ortamıdır. Bu mimarı yapısı  sıcak, insanları ile esrarengiz ve eldeğmemiş koyları, çevresini kuşatan adaları ile. Ama en önemli  yanı asla geri dönmeyecek o mimari biçimi ortak olarak yaşanmış birleşik kültürü ile bir doğallık ortamıdır.Hayata kendini katan halkı; ruhunu, biçimini kültür yapısını ve o mimari, yapısına hayat alanına hep kendini yansıtmış.
Cunda adası gerçek tarihi yapısı ile bir sembol.

Cunda adası bir şiir gibi.Hem de dizeleri çok uzunca, coşması hiç bitmeyecek ve hiç bitmemesi gereken bir şiir. Bu şiirin hiç bir dizesi silinmemeli. Her zamanda muhakkak okunmalı.
Sizin yolunuz mutlaka Cunda adasına düşmeli.
Cundayı,meşhur Arnavut kaldırımlarını, tarihini muhakkak hissetmelisiniz. Denizin o iyot kokusunu çekmeli, denizcilerin hikayelerini ve  denizden gelen dalgaların melodisini ruhunuza hissettirmelisiniz.Arkanıza bakıp giderken kendinizi yerli halkı olarak  kabul edeceğiniz Cunda adası, artık hiç bitmeyecek bir özlem olacak


Cunda Adası;
Taş otellerden ...

Daracık ara sokaklar...

Cunda taş fırını

Taksiyarhis Kilisesi

Çarşı içi

Sevim ve Necdet H. Kent kütüphanesi

Aşıklar tepesinden manzara...


Fotoğraf Makineme Takılanlar;